Türkisch - Englisch
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Französisch - Englisch
Spanisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Übersetzung
Werbung entfernen
Einloggen / Registrieren
Licht Ausschalten
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Übersetzung
Synonyme
Sätze
Werkzeuge
Quellen
Über uns
Kontakt
Einloggen / Registrieren
EN-TR
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Spanisch - Englisch
Französisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Türkisch - Englisch
Französisch - Englisch
Spanisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Verlauf Ausblenden
Velaufsdetails
Verlauf Löschen
Verlauf :
cacao roseta
association analysis
geraldton
lineares
fiscal equalization offset payment
Clamping angle
area matrices
Real time clock
stretch release
restricted circulation
intelligent device
cat ladders
dactilógrafa
composant Ex
Packaging tape
standing water
more inactive
Category Read
en boceto
sergeant's mess
half measures
DC link
container terminal
bandwidth limit
sinewy tree
a fish
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Verlauf
Sätze
Bedeutungen, die der Begriff
"a fish"
mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 149 Ergebniss(e)
Kategorie
Englisch
Türkisch
General
1
General
backbone of a fish
n.
çopra
2
General
rib bones of a large fish
n.
gelmiç
3
General
memory like a fish
n.
balık hafıza
4
General
a school of fish
n.
balık sürüsü
5
General
drink like a fish
v.
fazla içki içmek
6
General
feel like a fish out of water
v.
denizden çıkmış balığa dönmek
7
General
fish with a hook
v.
olta iğnesi ile balık avlamak
8
General
be like a fish out of water
v.
sudan çıkmış balığa dönmek
9
General
catch a fish
v.
balık tutmak
10
General
catch a fish
v.
balık yakalamak
11
General
bone a fish
v.
balığın kılçıklarını ayıklamak
Proverb
12
Proverb
a fish rots from the head down
balık baştan kokar
13
Proverb
a fish stinks from the head down
balık baştan kokar
Colloquial
14
Colloquial
a cold fish
n.
buzdolabı
15
Colloquial
i'm wetter than a fish
expr.
donuma kadar ıslandım
Idioms
16
Idioms
a cold fish
n.
soğuk nevale
17
Idioms
a queer fish
n.
garip tip
18
Idioms
a big fish
n.
kodaman
19
Idioms
a big fish
n.
önemli kimse
20
Idioms
a queer fish
n.
eksantrik insan
21
Idioms
a queer fish
n.
ilginç insan
22
Idioms
a different kettle of fish
n.
o başka mesele
23
Idioms
a big fish in a little pond
n.
küçük denizde büyük balık
24
Idioms
a small fish in a big pond
n.
büyük denizde küçük balık
25
Idioms
a big fish in a small pond
n.
küçük denizde büyük balık
26
Idioms
a fine kettle of fish
n.
zor durum
27
Idioms
a pretty kettle of fish
n.
güç durum
28
Idioms
a pretty kettle of fish
n.
zor durum
29
Idioms
a fine kettle of fish
n.
güç durum
30
Idioms
a queer fish
n.
tuhaf tip
31
Idioms
a big fish
n.
nüfuzlu kimse
32
Idioms
a big fish
n.
ensesi kalın kimse
33
Idioms
a cold fish
n.
soğuk kimse
34
Idioms
a cold fish
n.
sevimsiz kimse
35
Idioms
a cold fish
n.
samimiyetsiz kimse
36
Idioms
a cold fish
n.
duygusuz kimse
37
Idioms
a cold fish
n.
taş kalpli kimse
38
Idioms
a different kettle of fish
n.
apayrı bir hikaye/mesele
39
Idioms
a fish tale
n.
kuyruklu yalan
40
Idioms
a fish tale
n.
büyük bir yalan
41
Idioms
a different kettle of fish
n.
bambaşka/apayrı bir konu
42
Idioms
a fish story
n.
büyük bir yalan
43
Idioms
a fish story
n.
uydurma hikaye
44
Idioms
a fish tale
n.
palavra
45
Idioms
a fish tale
n.
hikaye
46
Idioms
a fish out of water
n.
sudan çıkmış balık
47
Idioms
a fish story
n.
kuyruklu yalan
48
Idioms
a fish story
n.
palavra
49
Idioms
a fish tale
n.
masal
50
Idioms
a fish tale
n.
balıkçı hikayesi
51
Idioms
a fish story
n.
balıkçı hikayesi
52
Idioms
a fish out of water
n.
denizden çıkmış balık
53
Idioms
a fish out of water
n.
eşekten düşmüşe dönmüş kimse
54
Idioms
a fish story
n.
hikaye
55
Idioms
a fish tale
n.
uydurma hikaye
56
Idioms
a fish story
n.
masal
57
Idioms
a queer fish [uk]
n.
garip tip
58
Idioms
a queer fish [uk]
n.
tuhaf tip
59
Idioms
a queer fish [uk]
n.
ilginç insan
60
Idioms
a queer fish [uk]
n.
eksantrik kimse
61
Idioms
a queer fish [uk]
n.
eksantrik kimse
62
Idioms
a queer fish [uk]
n.
tuhaf tip
63
Idioms
a queer fish [uk]
n.
ilginç insan
64
Idioms
a queer fish [uk]
n.
garip tip
65
Idioms
big fish in a small pond
n.
önemsiz kişiler arasında/sınırlı bir alanda önem/nüfuz sahibi
66
Idioms
big fish in a small pond
n.
küçük/dar bir grup içerisinde önem/nüfuz sahibi
67
Idioms
big fish in a small pond
n.
küçük denizde büyük balık
68
Idioms
a fish out of the water
n.
sudan çıkmış balık
69
Idioms
feel like a fish out of water
v.
sudan çıkmış balığa dönmek
70
Idioms
drink like a fish
v.
sünger gibi içmek
71
Idioms
play someone like a fish
v.
kedinin fareyle oynadığı gibi oynamak
72
Idioms
drink like a fish
v.
çok içki içmek
73
Idioms
drink like a fish
v.
çok içmek
74
Idioms
be a different kettle of fish
v.
başka bir hikaye olmak
75
Idioms
be a different kettle of fish
v.
başka bir mesele olmak
76
Idioms
be a different kettle of fish
v.
tamamen farklı bir konu olmak
77
Idioms
be big fish in a small pond
v.
küçük denizde büyük balık olmak
78
Idioms
act like a cold fish
v.
soğuk davranmak
79
Idioms
act like a cold fish
v.
samimiyetsiz davranmak
80
Idioms
fish for a compliment
v.
iltifat beklemek
81
Idioms
fish for a compliment
v.
kendisine kompliman yapılmasını istemek
82
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
hiç ihtiyacı/gereği olmamak
83
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
hiçbir şekilde ihtiyaç/gerek/lüzum duymamak
84
Idioms
need (something) like a fish needs a bicycle
v.
bir şeyin kesinlikle hiçbir gereği olmamak
85
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
bir şeye kesinlikle ihtiyacı olmamak
86
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
bir şeyin kesinlikle hiçbir gereği olmamak
87
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
bir şeye kesinlikle ihtiyacı olmamak
88
Idioms
need (something) like a fish needs a bicycle
v.
(bir şeye) balığın bisiklete ihtiyacı olduğu kadar ihtiyacı olmak
89
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
(bir şeye) balığın bisiklete ihtiyacı olduğu kadar ihtiyacı olmak
90
Idioms
need (something) like a fish needs a bicycle
v.
bir şeye kesinlikle ihtiyacı olmamak
91
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
bir şeyin kesinlikle hiçbir gereği olmamak
92
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
(bir şeye) balığın bisiklete ihtiyacı olduğu kadar ihtiyacı olmak
93
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
bir şeye kesinlikle lüzum duymamak
94
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
bir şeye hiçbir şekilde gereksinim duymamak
95
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
bir şeye zerre kadar ihtiyacı olmamak
96
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
bir şeyin en ufak eksikliğini çekmemek
97
Idioms
need (something) (about) as much a fish needs a bicycle
v.
bir şeye kesinlikle/hiç ihtiyacı olmamak
98
Idioms
teach a man to fish
v.
bir kişiye iyilik yapmak istiyorsan ona balık verme, balık tutmayı öğret
99
Idioms
teach a man to fish
v.
bir şeyi birinin yerine yapmaktansa ona nasıl yapacağını öğretmek
100
Idioms
teach a man to fish
v.
birine bir şeyi hazır vermektense ona nasıl yapacağını öğretmek
101
Idioms
teach a man to fish
v.
birine bir şeyi nasıl yapacağını öğretmek
102
Idioms
teach a man to fish
v.
birine bir meziyet kazandırmak
103
Idioms
teach a man to fish
v.
birine balık tutmayı öğretmek
104
Idioms
be a whole other kettle of fish
v.
tümüyle farklı bir sorun olmak
105
Idioms
be a whole other kettle of fish
v.
tamamen ayrı bir hikaye olmak
106
Idioms
be a whole other kettle of fish
v.
tamamen ayrı bir vaka olmak
107
Idioms
be a whole other kettle of fish
v.
bambaşka bir mesele olmak
108
Idioms
be a whole other kettle of fish
v.
tamamen farklı bir konu olmak
109
Idioms
crooked as a fish hook
adj.
üçkağıtçı
110
Idioms
that's a fine kettle of fish!
expr.
ne ala! (hiç istenmeyen bir durum karşısında söylenir)
111
Idioms
like shooting fish in a barrel
expr.
çocuk oyuncağı
112
Idioms
like shooting fish in a barrel
expr.
peynir ekmek yer gibi
113
Idioms
like a fish out of water
expr.
sudan çıkmış balık gibi
114
Idioms
this is a pretty kettle of fish
expr.
işler sarpa sardı
115
Idioms
like a fish out of water
expr.
sudan çıkmış balık gibi olma
116
Idioms
like a fish out of water
expr.
eşekten düşmüşe dönme
117
Idioms
shooting fish in a barrel
expr.
çantada keklik
118
Idioms
shooting fish in a barrel
expr.
çocuk oyuncağı
119
Idioms
busy as a fish peddler in lent
expr.
çok yoğun
120
Idioms
busy as a fish peddler in lent
expr.
çok meşgul
121
Idioms
busy as a fish peddler in lent
expr.
aşırı yoğun
122
Idioms
busy as a fish peddler in lent
expr.
aşırı meşgul
123
Idioms
crooked as a barrel of fish hooks
expr.
dürüst olmayan
124
Idioms
crooked as a barrel of fish hooks
expr.
namussuz
125
Idioms
crooked as a fish hook
expr.
namussuz
126
Idioms
crooked as a fish hook
expr.
dürüst olmayan
127
Idioms
crooked as a barrel of fish hooks
expr.
üçkağıtçı
128
Idioms
crooked as a fish hook
expr.
madrabaz
129
Idioms
crooked as a barrel of fish hooks
expr.
madrabaz
130
Idioms
as crooked as a fish hook
expr.
namussuz
131
Idioms
as crooked as a fish hook
expr.
madrabaz
132
Idioms
as crooked as a fish hook
expr.
üçkağıtçı
133
Idioms
as crooked as a barrel of fish hooks
expr.
namussuz
134
Idioms
as crooked as a barrel of fish hooks
expr.
madrabaz
135
Idioms
as crooked as a barrel of fish hooks
expr.
üçkağıtçı
136
Idioms
like shooting fish in a barrel
expr.
kolayca
137
Idioms
like shooting fish in a barrel
expr.
tereyağından kıl çeker gibi
138
Idioms
as easy as shooting fish in a barrel
expr.
tereyağından kıl çeker gibi
139
Idioms
as easy as shooting fish in a barrel
expr.
kolayca
140
Idioms
as busy as a fish peddler in lent
expr.
arı gibi meşgul/yoğun
141
Idioms
as busy as a fish peddler in lent
expr.
aşırı yoğun
142
Idioms
as busy as a fish peddler in lent
expr.
çok meşgul
143
Idioms
as busy as a fish peddler in lent
expr.
çok yoğun
144
Idioms
as busy as a fish peddler in lent
expr.
aşırı meşgul
145
Idioms
as busy as a fish peddler in lent
expr.
arı gibi
146
Idioms
even a fish wouldn't get caught if he kept his mouth shut
expr.
ağzını açmayanın başı derde girmez
147
Idioms
even a fish wouldn't get caught if he kept his mouth shut
expr.
çeneni tutarsan başın belaya girmez
Speaking
148
Speaking
that's a whole new kettle of fish
expr.
bambaşka bir konu
Zoology
149
Zoology
a kind of blue fish
n.
sırtıkara
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of a fish
×
Term Options
Übersetzung Vorschlagen / Korrigieren
Französisch Englisch Wörterbuch
Spanisch Englisch Wörterbuch
Deutsch Englisch Wörterbuch
Englisch Synonyme Wörterbuch
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy